9/15/2016

Sadece Utangaçlık mı? Sosyal Fobi mi?

Her insan, dışadönük, sosyalleşmeyi seven bir yapıda sahip değildir ve olmak zorunda da değildir. 

Bazı insanlar daha dışadönük, daha girişken ve sosyalleşmeyi seven bir yapıdayken bazıları ise daha içinekapanık, daha çekingen, daha sessiz ve kendi kendine olmayı tercih eden bir yapıdadır. 

Çekingen yapısı kişinin hayatını engellemiyor, rahatsızlık yaratmıyor ise sorun teşkil etmez. Sorun şudur ki, sosyal fobi, sıklıkla çekingenlik ile karıştırılır ve yeteri kadar önemsenmez. Oysa, sosyal fobi, önemsenmesi ve tedavi edilmesi gereken ve hayatı ciddi anlamda etkileyen bir rahatsızlıktır. Ne yazık ki, çoğu zaman anlaşılmaz ve hafife alınır.

Sosyal Fobi (Sosyal Kaygı Bozukluğu) zannedildiğinden çok daha yaygın bir durumdur. Birçok kişi, rahatsızlığının fark edilmemesi ve tedavi edilmemesi sebebiyle boşu boşuna uzun yıllar sıkıntı çekebiliyor.
Çekingen bir insan, göz önünde olmamaktan, daha sessiz ve pasif kalmaktan memnun olabilir. Çekingen bir yapıya sahip olmak mutluluğa engel değildir. Oysa sosyal fobi, insanın hayatını ciddi anlamda etkileyen, kısıtlayan ve huzurunu kaçıran bir durumdur.

Sosyal fobi ve utangaçlığın aynı düzlemde olduğu ancak derecelerinin farklı olduğu söylenebilir. 

Yani, sosyal fobi, utangaçlığın kişinin hayatını ciddi derecede olumsuz yönde etkileyip, kısıtladığı, işlevselliğini bozduğu, uç hale gelmiş halidir denebilir.

Sosyal fobisi olan bir kişi, daha çok sosyalleşmeyi, daha girişken olmayı arzu eder ancak bunu yapamayacağını düşünür; bulunduğu halden memnun değildir.
 

Utangaç insanlar da başkalarının onları olumsuz şekilde değerlendirmesinden kaygı duyabilir ve kendilerini geri çekebilirler. Ancak bunun gibi benzer özelliklerde bile  farklılıklar bulunabilir. Örneğin, sosyal fobisi olan bir kişi kaygısının diğer insanlar tarafından fark edilmesinden de kaygılanır ancak çekingen bir insan bundan rahatsızlık duymak durumunda değildir.
Sosyal fobide, kaygı ile ilgili rahatsızlıklarda gördüğümüz “kaygılanmaktan kaygılanma” halini görebiliriz. Kişi, kaygısı fark edilirse rezil olacağını, küçük düşeceğini düşünebilir. Oysa utangaç biri, çekingen yapısının gizlenmesi gereken, sorunlu bir şey olduğunu düşünmez.

Sosyal fobide kişinin, sürekli bu durumla ilgili kendini eksik ve sorunlu hissetmesi ve kendisiyle sürekli bir kavga halinde olması çok yorucu bir haldir. Çekingen kişiler, kendileriyle kavga halinde değillerdir; kendilerini “Neden daha girişken ve dışadönük değilim?” diye suçlamaz ve eksik görmezler.
Sosyal fobi bir kişinin, bir topluluk önünde performans gösterdiği durumlarla sınırlı da olabilir, genele yayılmış da olabilir. Birçok kişi sosyal fobi sebebiyle, kalabalık ortamlarda konuşmakta, yemek yemekte, yürümekte güçlük çekiyor. Bu gibi durumlardan kaçınmak bu kişilerin hayatını ciddi anlamda zorlaştırmaktadır. Performans durumuyla sınırlı olduğunda bile, birçok kişinin hayatını ciddi anlamda etkilemektedir. Örneğin, işyerinde toplantıda konuşmak, sunum yapmak gibi konularda zorlanan performans kaygısı olan kişi, bununla ilgili kendini sürekli eleştirebilir ve bu nedenle iş performansı daha düşebilir. İster performans durumlarıyla sınırlı olsun ister genele yayılmış olsun, sosyal fobi ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Bir çok kişi tedaviden kaçınıyor veya yakınlarını kendisi halledebileceği yönünde telkinlerle tedavi olmaktan soğutuyor. Bunun sonucunda, uygun tedaviyle hayatı ciddi anlamda kolaylaşabilecek kişi, ihtiyacı olan yardımı alamıyor ve hayatı ciddi anlamda zorlaşıyor, hatta başka psikiyatrik rahatsızlıklar da ortaya çıkabiliyor.

Eğer kendinizde ya da bir yakınınızda utangaçlığın hayatı olumsuz yönde etkilediğini gözlemliyor ya da bundan şüpheleniyorsanız bir uzmanın değerlendirmesi için başvurun.

Mine Hasırcı, Klinik Psikolog