6/08/2012

Karne zamanı: Anne-Baba olarak ne yapmalı/ne yapmamalı?


Karne zamanı: Anne-Baba olarak ne yapmalı/ne yapmamalı?

Karne zamanı birçok evde hem çocuk hem de anne-baba için kriz zamanı haline gelebiliyor. Evde gerginlik özellikle notlar ile ilgili bir sıkıntı varsa ortaya çıkıyor. Çocuk veya genç, karneyi annesi-babası görünce evde bir tartışma çıkacağını, hatta bunun bir kavgaya dönüşebileceğini düşünüyorsa karne zamanı yaklaştıkça kaygılanmaya başlar. Çocuğunun notları ile ilgili endişeli olan anne-babalar da bu dönemde gergin bir bekleyiş içerisine girebilirler.

Notların düşük gelmesi durumunda anne-babalar bu durumu değiştirmek için farklı şekillerde davranırlar. Birçok anne-baba da nasıl davranacağını bilemeyebiliyor ve bu çaresizlik duygusu ile faydası dokunmayacak tam tersi ters tepebilecek davranışlar sergileyebiliyorlar. Bu sebeple ne şekilde davranmanın işe yaramayacağını ve ne şekilde davranmanın fayda gösterebileceğini bilmek önemli. Bunların yanı sıra ilk etapta ne yapılabileceği hakkında da aklınızı kurcalıyor olabilecek bir soruyu cevaplamaya çalışacağım.

horizontal.integration / Free Photos
Ne yapmak işe yaramaz?

Çocukla inatlaşmak, çok sert davranmak, uygulaması zor olacak katı kural ve yasaklar koymak işe yaramaz. Şiddet her alanda olduğu gibi bu alanda da işe yaramaz elbette.

Peki neden bunlar çözüm olamaz? Çünkü çocuğunuz bu gibi davranışlar sonucunda içine kapanıp, depresif bir ruh haline girebilir ve motivasyonu kırılabilir; kendine güveni zedelenebilir; nasıl düzelteceğini bilmez bir halde ise kaygılanabilir ve bunun sonucunda da daha da kötü performans gösterebilir; sizinle inatlaşmaya başlayabilir veya pes edebilir. Tüm bu sonuçların istediğinizden farklı olduğuna eminim.

Ne yapmak işe yarayabilir?

İlk yapılacak şey neden böyle notlar geldiğini onun açısından dinlemek olacaktır. Bir sıkıntısı veya kaygıları olduğu için de notları düşmüş olabilir, önemsemediği ya da tembellik etmek istediği için de. Tabii bunlar dışında da birçok sebebi olabilir. Yargısız infaz yapmadan önce çocuğunuzun açıklamalarını yargılamadan dinlemeye ve onun bakış açısını anlamaya çalışın. Çocuğunuzun açıklaması size mantıklı gelse de gelmese de onu dinlemeniz onun da sizi dinlemesi için ilk koşul olarak görülebilir. Siz onu dinlemezseniz ise o sizi hiç dinlemeyecektir veya mecbur kaldığı için sözünüzü dinleyip ilk fırsatta kuralları çiğneyecektir.

Anne-baba olarak önceden nasıl davranmanız gerektiği konusunda konuşup ortak bir karara vardıktan sonra ona göre davranmanız çocukla bu durumda sağlıklı bir iletişim kurabilmeniz açısından oldukça önemli. Anne ve babasının çok farklı davrandığı durumlarda büyük ihtimalle çocuk işine gelen tarafa yanaşıp diğerinin sözlerini dikkate almayacaktır.

Çocuk ile bundan sonrası için ne yapmayı düşündüğünü konuşun. Varsa onun önerilerini alın. Eğer yoksa bunun sebebini anlamaya çalışın. Umudu mu yok, depresif ya da kaygılı bir halde mi yoksa disipline ve bazı kurallara mı ihtiyacı var. Eğer depresif yani çökkün, üzgün bir halde olduğu için çalışamıyorsa veya çok kaygılı olduğu ve ne yapacağını bilemediği bir durumdaysa ya da pes etmişse bu durumda bir uzmandan yardım almak işinizi kolaylaştıracaktır. Böyle bir imkanınız yoksa bu durumda ise yine en iyi çözüm sizin onu yargılamadan dinlemeye çalışmanız olacaktır.

Elbette kurallar koymak çocuk eğitiminde ve çocuğunuzla iletişimde önemli bir yer tutar. Disiplinin sıfır olduğu, hiçbir kuralın olmadığı bir ortam çocuğunuz için de zararlı olacaktır. Bunun nedenlerinden belki de en önemlisi hayatta belli kurallar çerçevesinde hareket etmesinin gerekeceği gerçeğidir. Örneğin, evde hiçbir veya kural sınır konmayan bir çocuk okulda da canının istediği şekilde davranmak isteyecektir. Bunun sonucunda ise okulda problemler yaşaması ve sonucunda mutsuz olması neredeyse kaçınılmazdır. Ancak kuralların ne şekilde konduğu önemlidir.

Her şeyden önce, bu kuralların öncelikle amacını değerlendirmeli ve gerçekten gerekli olup olmadığını değerlendirmek faydalı olacaktır. Koymayı düşündüğünüz kurallardan emin olduğunuz takdirde bu kuralları neden koymak istediğinizi çocuğunuzla paylaşmanız çocuğunuzun kuralları benimseme olasılığını artıracaktır. Örneğin “Bundan sonra hafta içinde bilgisayara elini bile süremeyeceksin!”  şeklinde bir kural koyar ve bunu açıklamazsanız çocuğunuz önce öfkelenecek sonra ise bu yasağı delmenin yollarını arayacaktır. Bu örnekteki bir sıkıntı da ne kadar süre ile olduğu konusundaki belirsizlik. Konan kuralların ne kadar bir süre geçerli olacağını, hangi durumlarda değiştirilebileceğini ve ne amaçla konduğunu açıkça konuşursanız koyduğunuz kural uygulanabilir hale gelir. Bir başka deyişle, kurallar olabildiğince net olmalıdır.

Kuralları koyarken bu kuralların onu cezalandırmak, üzmek için değil onun için daha iyi olacağını düşündüğünüz için koyduğunuzu çocuğa belirtmelisiniz. Bu elbette sadece sözel olarak yani bu şekilde söyleyerek mümkün değil. Bağırarak kural koymak yerine sakin olduğunuz bir anda konuşmanız daha sağlıklı olacaktır. Eğer o anda çok sinirliyseniz onunla konuşmak için sakinleştiğiniz bir anı seçin ve ona da konuşmak istediğinizi belirtin.

Jasmic / Free Photos
Bir başka önemli nokta da bu kuralları onun davranışlarında değişiklik yapmak için koyduğunuz gerçeği. Bunu eğer çocuk “Beni bu halimle sevmiyor.” veya “Beni değiştirmeye çalışıyor.” şeklinde yorumlar ve kişiselleştirir ise yine sonuç alamazsınız. Önemli olan davranışlarını o anda beğenmeseniz de onu sevdiğinizi bunun sevginizle alakası olmadığını çocuğunuza iletmektir. Bir çocuğu yetiştirirken dikkat edilmesi gereken belki de en önemli nokta onun kişiliği ve davranışlarını ayırmak, çocuğunda bu farkı anlayabilmesine yardımcı olmaktır. Yani, “Yaptığından hoşlanmadım ama seni her koşulda seviyorum.” mesajını iletebilmektir. Yüreğine sevilmeme korkusu salarak bir insanı etkilemeye çalışmak asla olumlu sonuç vermez.  


Çocuğunuzun gözünde sırf canı istiyor diye kurallar koyan bir diktatör değil de onu önemsediği için onunla işbirliği yapmaya çalışarak kurallar koyan bir anne/baba olursanız işte o zaman sonuç alma olasılığınız çok yüksek!


Çocuğum düşük notlar ile dolu bir karne ile eve geldiğinde nasıl tepki göstermeliyim?

Bu noktada en önemlisi öfkeden deliye dönmüş, hayalkırıklığına uğramış, kaygısından ne yapacağını bilemez hale gelmiş bir durumdayken kendinize zaman vermek. Karne geldiği anda, sıcağı sıcağına kural ve yasaklar koymaya çalışmak, o anda sonradan pişman olacağınız şeyler söylemek hiçbir fayda getirmez. Bu nedenle sakinleşmek ve düşünebilmek için kendinize zaman tanıyıp sonra harekete geçmek istediğiniz gibi çocuğunuzla iletişim kurup anlaşabilmenizi sağlama olasılığınızı artırır. Karne geldiği anda bir tepki göstermek veya bir çözüm bulmak zorunda değilsiniz. Düşünmek ve harekete geçmek için eminim zamanınız vardır. En acil durumda bile en azından sakinleşmek için bir birkaç saatinizin olmaması imkansız. Öyle değil mi? Ayrıca karne bugün geldiğine göre daha koskoca bir tatil var önünüzde. Zamanınız yokmuş gibi aceleye getirmeye çalışmayın.  


ÖNEMLİ NOT: Eğer çocuğunuzla iletişim kuramıyorsanız. Sürekli inatlaştığınız bir kısır döngüye girdiyseniz veya çocuğunuz kesinlikle sizi dinlemeyi reddediyorsa yetişkin olarak bu döngüyü siz kırmak için adım atın ve bir uzmandan yardım isteyin.



Klinik Psikolog Mine HASIRCI